Minerva'nın Baykuşu

Minerva aslında mitoloji sevdalıların bileceği üzere bir Roma Tanrıçasıdır. Minerva'nın Yunan Mitolojisindeki karşılığı ise Athena olarak geçer.

Hegel'in ünlü eserlerinden biri olan " Grundlinien der Philosophie des Rechts" 1820 yılında yayımlanmış. Pek tabi ben çevirisine göz atmak durumunda kaldım. Ah Almanca ah! Çevirileri hiç sevmiyorum bunu söylemiş miydim? Her neyse...Türkçeye Hukuk Felsefesi ya da Tüze Felsefesinin prensipleri biçimlerinde çevrilmiş halleri de mevcutmuş...

Pek çoklarının dikkatine mazhar olan benim de uzun süre sonra bir şeyler yazmak istememe vesile olan işte bu kitabının başında yaptığı "Minerva'nın Baykuşu" metaforu.

"The owl of Minerva spreads its wings only with falling of the dusk."

Ben bu metaforu pek sevdim. Hegelyen bir tarafım var ise şayet tam da buralar da bir yerler de gizlidir gibi geldi tabii şimdilik doktoram bittikten sonra ah neler demişim neler de düşünememişim diye hayıflanacağımdan da eminim!..

Bu metafor tam da düşüp bayıldığım an da aklımdan geçiyordu... Yerdeyim dağılmış kollar bacaklar savrulup yığılmış saçlar... Rüya gördüğümü sandım ama bayılmışım. Koskoca 1 yılın stresini o an ayaklarım tanımadığım bir kadının kollarındayken atıverdim. Sonra mırıldandım baykuş filan!

İyi günler hep karanlığın ardından gelir değil mi?

Hegel'in yorumsandığı gibi gerçekten de olaylardan sonra mı oluşuyor fikirlerimiz... Ya olaylar illüzyon ise ya her şey görünenden farklı ise... Çok karışık.



Bu fotoğraf birkaç hafta önce Yedi göller de çekildi. Akademik bir organizasyon sebebiyle Bolu'da olunca dönmeden birkaç saatimi oralar da geçirebildim. Çok sevdiğim masallara öykünen bir yer de doğayla büyülendim. Bazılarının valizleri kayboldu. Kimisini yol tuttu. Ben şoför abi ile ailesi çocukları kayınpederinin tarlalarında eskiden ekili olan şeker pancarlarından laflarken, Yerel yönetimden nekadar memnunlar kasabanın politik algısı sosyolojik ve demografik yapısı üzerine de düşünüp sorgulamaktan geri duramadım. Köylülerle konuştum tarhana bile aldım!"Sosyal Demokrasi" adı altında harcanan devasa ve lüzumsuz bütçeleri gözlerimle görüp bir kez daha tiksindim ve herzaman ki gibi toplu fotoğraflara girmedim.Etkinliğin tek faydası Karaot derneğini tanımak oldu benim için.

Karaot derneğini biliyor musunuz? Bilinesi işler yapıyorlar. Bu da onların birincilik aldığı belgesel. İzlemek isterseniz diye linkini buralara bırakıyorum: https://vimeo.com/nkaya/seeds

Şarkılara çok mesafeliyim bir kaç aydır.. Tez sürünceme de. Bir de Mila var tabii süt tanem.





Yorumlar

Popüler Yayınlar