Pages

11 Ekim 2017

0 15 Km

Ne demiş Gregor Mendel abimiz "Efendiler! İphone'umu ve sosyal medya account'ımı elimden alabilirsiniiiiiiz! Lakin bilimsel bilgiye sahip olma sanatını asla!" (Sözü ben modifiye etmiş de olabilirim ya da belki de şu sosyal medya da dolaşıp duran ama aslında sahibine ait olmayan aforizmalardandır kim bilir!)

Bilimsel bilgiye nasıl sahip olunur?
Sahi bilim ne ki?
İstediğiniz bir şeye ulaşmanızı ne engelleyebilir?

Egzersizin de bir matematiği var değil mi? Şimdi olaya Mendel ile giriş yapınca ne oluyor yahu bu kız Fen bilimlerine mi geçiş yaptı diyebilirsiniz! Şaşırmayın aniden tıp okumaya filan karar verebilirim... Fizik derslerine girip çok biliyormuş gibi hocaya sorular soran, sonra çıkışta "seni hiç görmedim master öğrencisi misin" diye hocaların beynini yakan da bildiniz yine benim!

Baktım olmayacak, çevreye verdiğim zaruri rahatsızlığı yok etmek elzem hale geldi vurdum kendimi yollara! 

Şaka değil!

Önceleri 5 km yürüdüğünde yorulan şu sıska bedenceğizim, azmederek şu anda yüksek tempoyla 15 km yürüyebilir hale geldi. "Amaaan sen de ne var 15 km yürümekte ben de yürürüm!" diyenler haberiniz olsun dinlenerek orada burada lak lak ederek 3-5 saatte değil koşuya yakın bir tempoda gerçekleştirilen bir egzersiz rutininden söz ediyorum. Neredeyse cross fitciler gibi hava atacağım! Halat çırparım tır lastiği kucaklarım(!)

Son iki yıldır yalnızca mat pilates ve yoga ile embesile bağlayan kondisyonum kendine gelmeye başladı! Tıpkı Mendelciğimin bezelyecikleri gibi sınıyorum kendimi.

Tabi bundan size ne?! Olay şu aslında ilk zamanlar 5 km'lik bir parkuru yüksek tempoda yürürken o kadar zorlanıyordum ki. Ödemden davul gibi şişen ellerim ve kramp giren bacaklarım ile nefes nefese güç bela hedefimi tamamlıyordum. Derken 7 km yürümeye başladım. 10.000 adımı 1 Saatte atma hedefimi gerçekleştirdikten sonra hedef giderek büyüdü önce 10 sonra 12 derken şimdi 15 km... "İnsanlar 40 km maraton koşuyor gerizekalı!" demeyin ben de biliyorum bunu:) 

Sadece kendi sınırlarımı zorlamanın haklı keyfini yaşıyorum. Bundan sonra da amatör maratonlara katılma hedefi koydum kendime. Yürüyerek sonuncu olarak da olsa bitirmek tek amaç. Bitirebildiğini görmek! Ve bunun tuhaf hazzı!


Egzersiz yapmak resim ve yazmaktan daha çok besliyor sanırım beni. En azından bu ara böyle. 
Nasılsın? diye sormayın. Sevmem bu soruyu.

Bu da şarkı.



Sadece 1 kere çıkar bazı insanlar karşınıza. Bir daha şansınız yoktur. Belki başka bir zaman da bambaşka tekil şahıslara çoktan vermişsinizdir protokol biletini. Oyun başlamıştır sahnenin tam ortasında bambaşka bir an da asılı kalırsınız. Pişmanlık? Çaresizlik? Belki de yalnızca kısa bir aradan sonra, 2. perdeye başlamışsınızdır. Bazen 10 değil 15 km hızla koşsanız da döngü çoktan tamamlanmış olur. Yetişmenin teminatını kim verebilir? Artık garantici olmasak mı? Her şey kondisyon değil sanırım  dedirtti bu sonbahar şarkısı bana...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥