Pages

22 Temmuz 2017

0 Topuklu Ayyakabılar

Jane Austen'ın adı sanı  diğer kitapları kadar tanınmayan kitaplarından biri "Aşk ve Arkadaşlık" isimli eseriydi taa kii filmi vizyona girene kadar... Bir kere mektuplarla anlatılan bir hikayeden oluşması metni lezzetli kılarken, her bir mektup da birbirine daha da bağlanıp anlam kazanan olay örgüsünün ötesinde oraya buraya gizlenmiş mesajlar da içeriyor olması onu yine yazıldığı dönemin ötesinde zamansız bir kitap yapmayı başarmış. Bayık bulabilirsiniz, fazla "kız" işi de. Aslında mizahi dokusuyla eğlenedebilirsiniz.. Belki okumazsanız bir şey de kaybetmezsiniz.  Ama belki de izlemek istersiniz!

Austen kitabın bir yerinde "istediğin kadar delir ama sakın bayılma!" minvalinde bir şey diyordu.Yani bir nevi vazgeçme, sürün, değiş, dönüş, başkalaş, tiksin, çoğal, çoğalt, iki ileri bir geri git, yerinde say çığlık at, dövün ama en sonunda ayık kalmayı başar!


Filmin fragmanını buraya bırakalım:



Geçen postta nasıl hışımla klavyeye gömüldüysem melodi dahi paylaşmamışım. Bugün ne paylaşsam diye düşününce bayık İngiliz romanının otoritesi kabul edilen Austen'a değinince uluslararası takılmaya devam edelim dedim. Ünü kıtaları aşan İtalyanların seksi Divası Mina Mazzini'den bahsediyorum. Kendisinin büyük hayranıyım. Bir insanın her söylediği şarkı aşk aşk aşk diye bestelenir mi be kardeşim! Mina'nın şahane şarkılarından bazılarını Ajda Pekkan'ın ağzından kuşaklar boyunca dinledik aslında "Ya Sonra" "Düşünme Hiç" bunlardan sadece ikisi... "Mina mı ?Ajda mı?" diyecek olursanız, korkarım bir seçim yapamayacağımı belirtmek zorundayım.

Mina'dan benim gibi İtalyanca sevdalılarına gelsin!
Aşkla kalın!


"Şu şarkıyla bir dans edebilir miyiz" sorusunu sevdiklerinize yöneltmek, tuhaf figürler eşliğinde döne döne salınmak serbest!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥