Pages

20 Temmuz 2017

0 Kül Tablası

Hayatım da aldığım en mutluluk veren iltifatlardan biri, çok kıymet verdiğim bir hocamdan geldi. Zihnimi anlamak çok kolay değilmiş kurduğum bağlantılar ilgili ilgisiz yerler de bir araya getirdiğim fikirler asıl önemli olan şeymiş, ben de o "kumaş" varmış.Ne demekse:) İki yıldır tüm çabam kendisinden bu minval de bir şeyler duyabilmek içindi. Yazdığım metinlerin birkaç öğrencisiyle birlikte en iyiler arasında olduğunu söyledi. Bunları duymaya çok ihtiyacım varmış çünkü uzun süredir "belki de bu Dünya' ya ait değilimdir. " diye düşünüp duruyordum, En mutlu hissettiğim an haftalarca üzerinde çalıştığım Nihal Atsız'ı okurken kendimi birden Lavinas'a ulaşmışken bulduğum orada Schmitt'e salındığım sadece sayfalara sığan basit daktilo sembollerinden ibaretmiş gibi görünen ama öyle olmayan bir macera da saklanıyor. Bakalım bilmem ne isimli derginin bilmem kaçıncı sayısın da bu konu yazılmış mı yazılmamışsa neden yazılmamış yazıldıysa niçin o tarafını değil de bu tarafını ele almışlar. Hissettiğim bütün kırgınlık ve bir de saklamaya çalıştığım hüzünden kurtuluş niteliğinde bir çırpınış belki bilemiyorum. Birinin sizin için ne düşündüğü ne derece önemli ya da önemsiz olmalı bu tabii ki tartışılabilir ya da tartışılmaya gerek duyulmayacak kesinlikte alakasız ve münasebetsiz olabilir ki her neyse konumuz bu değil.

Sizin de bazen nasıl davranacağınızı bilemediğiniz oluyor mu? Bir süredir böyle hissediyorum. Bugün yazılarını okuyup tanışmak istediğim bir akademisyenin "değerli" vaktini çalma gafletinde bulundum. Konuşmadan hiç bir şey anlamadım "akademiyi bırak" söylemi ve " gereksiz kibarlığım" dışında... Hayatım da hiç görmediğim daha önce tanışmadığım üstelik resmi olarak da şahsımdan üst konumda bulunan bir insanla nasıl konuşmalıyım? Nasıl hitap etmeliyim? Benim ki " İstanbul Üniversitesi ekolü" oluyormuş bunu kimden nasıl öğrenmişim?

Hocanın odasından çıktım bilmediğim koridorlar da kaybolarak. Dışarı da işçi ağabeyler çiçek ekmekteydiler. Oturdum gölgeye onları izledim. Tek tek her bir fideyi yerleştirmelerini, can suyu verişlerini, toprağın yamacına koydukları çay bardaklarını, ve tüm dikkatlerini... Acaba yanlarına gidip " çiçek ekmeyin siz çiçek ekemezsiniz, çiçek ekmeyi beceremezsiniz" diyecek olsam beni dinlerler miydi? İşlerini yapmaktan vazgeçerler miydi? Veyahut " çiçekleri ekmek konusunda çok azimli ve çalışkansınız her biri çok muntazam, takdir edilesi" desem gülümserler miydi?

Bilmiyorum.

Şu uçaklar diyorum çok bir yüksekte...



Not: Bu arada sarkastik tavırlarla " Hititler çalışmamı" öneren saygıdeğer zihin... Söylemek istediklerimi söylüyormuş gibi yapmaktansa susmayı tercih ederim! Bir şeyi söylememeyi tercih etmek de büyük bir tepkidir! Anlayana...


6 Temmuz 2017

2 Sincaplar, Endoplazmik Retikulum,Ophelia

Bir dakika, Bu kadar alakasız şeyi bir araya nasıl getirdim uzun uzuuuun anlatıcaktım. Ama az önce karşılaştığım manzara karşısında, bundan alıkoyuldum!

Banyodayken babam gelip bir şişe viski, buzlu bir viski bardağı bırakmış odama. Önce şaka zannedip uzun uzun güldüm yüksek perdeden. Güldğümü duyunca yanıma geldi.

" Buna ihtiyacın var, delirdiğini düşünüyorum, iç bittikçe alırız." dedi ben hala şaka yaptığını zannederek ikinci bir gülme krizine girdim. Fakat hayır ciddi! Bu kadar şaşırıp gülmemin sebebi benim alkol tüketmediğimi herkes bilir! Ama artık bir süredir ne denli bedbaht bir halde görünüyorsam gariban babam beni böyle teskin etmekten başka çare bulamamış.

Hayır madem alacaksın bari Casal Mendes Rose Şarap filan al. Şak diye Viski! 3 güne gidiyoruz artık evde partiler misin, alkolik mi olursun sana kalmış demek istiyorlar sanırım.

Ebeveynlerim de ters psikoloji yarattım galiba. Baktılar bu kız sessiz pek kendi halinde sapıtık arkadaşları yok içki içmez gece çıkmaz e dağıtmıyor böyle giderse 40'larında orta yaş bunalımına girip millete salça olacak! eee ne yapalım yaşayamadığı ergenliği yaşatalım demişler! Canlarım benim...

Üstelik tüm bunlar artık yaşlandıklarını kabul ettiğim güne denk gelmesin mi...

Benimkiler akşam üstü pazardan dönüyor birlikte... Arkalarından çekip getirdikleri bir şey.. AA nedir o dur bakayım, neymiş! Pazar Arabası! Yaşlandınız siz!!! diye bağırıverdim tabi... Belki de bu yolla benden intikam almışlardır!

Gündüz ise uzun süredir görmediğim Lisansdan bir kız arkadaşım önce " aa sen kilo almamışsın herkes alıyor." dedi sonra da " artık öğretim görevlisi olmuşsundur ve evlenmişsindir diye düşünmüştüm." dedi... Teşekkürler evren Teşekkürler!

Ophelia demişken...


İlgili resim

Hamlet'i bilmeyeniniz yoktur değil mi? Hamlet'in güzel ve bedbaht sevdiceği Ophelia defalarca teyatora da ve sinema da bambaşka yorumlarla sahnelendi. Ophelia'yı kim öldürdü? ophelia nasıl öldür? Ophelia intihar mı etti?Ölümü bir kaza mıydı? Buradan epistemolojik ve ontolojik sorular dizisine oradan Lacan'ın pskolojik çözümlemelerine hiç olmadı feminist teorilere kadar bağlayabiliriz. Ama hayıııır ben en çok ünlü ressam John Everett Millais tarafından resmedilişine bayılıyorum. Sanki hiç ölmemiş gibi... Seni Seviyorum Ophelia. Seni çılgın!


Müzik mi? Evet, kesinlikle daha fazlası. Hastasıyız. Janis Joplin'i pek bir sevdiğim oyunculardan Amy Adams oynayacak deniyordu, sonraa Michelle Williams seçildi dediler! Ne oldu o iş? Kürk Mantolu Madonna'da yine hastası olduğum bir başka über güzel seksi yetenekli oyuncu Marion Cotillard oynayacak diyorlar! Sabırsızız!