Pages

7 Mayıs 2017

0 Görgüsüzlerin El Kitabı

Son günlerde gizli bir örgüt eliyle böyle bir kitapçık dağıtıldığını düşünüyorum. Kim bunlar? Siz biz hepimiz! Eskiden, çok değil 90'lar da anneler beslenme çantasına birazcık değişik bir şey koysa " aman evladım ortalık yerde yeme alan var alamayan var üzülmesinler." diye tembihlerlerdi. Hazır muz ve domates fiyatları iki haneli rakamlara ulaşmışken enflasyon, ekonomi paketleri merkez bankası politikaları ve merkez bankasının bağımlılığına değinmeden bunları buraya bırakayım dedim.

Nereden mi geldi aklıma? Son zamanlar da yeni bir çift modeli türedi. Karısına yeni araba hediye edip arabanın önünde selfi çekme modasına da uyuyor bunlar. Ha bildiniz bunlar çocukları olunca sıçarken bile snapchatten yayın yapan grupla aynı-buna gerçekten şahit oldum üstelik kadın ülkenin en iyi cerrahlarından birinin eşi-. Anahtar kelimelerini veriyorum: Genellikle kalantor avukat, iş adamı, bürokrat sevimsiz bir koca, sıska botokslu kompleksli ve hemcinslerine küçümseyen tavırlarla yaklaşan ama samimiymiş gibi davranan kuaför abonesi hanımlar- sakın koca parası yediklerini sanmayın Yeni Türkiye'de çoğunun işi gücü de var-, sosyal mecralar da çocuğu evi işi kocası kıyafetleri ile ilgili yüzlerce paylaşım, sürekli bir "çok meşgulüz ve çok mutluyuz" mesajı... 

Aslında muhafazakar elitler ve Laik elitler arasında da çok fark olduğunu düşünmüyorum. Biri HUQQA türevi fahiş fiyatlı mekanlar da nargilelere 1 işçi ailesinin aylık gelirini bırakır, öteki de Zeki Bar'da Kalender Zebra'da hiç olmadı Meandros'da şişe açtırır(Maşallah ben de gitmem isimleri bilirim!), nargile değil şarap rakı götürür.her ikisi de sosyal medya da paylaşılacak filtreli resimler çekmekten o anın da tadını çıkaramaz.Ha bir de asıl muhafazakarmış gibi görünüp, babasının eteğini öpüp "cemaat evinde uyuyorum bıbıcım" diye telefonda malumat verdikten sonra, Rus kapatmalarla gece clublerinden çıkmayan türevleri var işte onların üzerine kusasım geliyor! Sizi gidi leş tipler sizi! Gelsin Like'lar, gitsin " X'ler de şu mekandalarmış, Y'ler de Yurt dışına tatile çıkmışlar" kıskançlıkları...

Hayatlarımız sanki bunun üzerine kurulmuş gibi. O okul kazandı sen de kazan o işe girdi sen giremedin. AAAA bilmem kimin oğlu evlenmiş sen de evlen! Ne çocuk yok mu? Hadi artık ne zaman! İkinci de olmalı ikincisi ne zaman? Çocuğu hangi Koleje göndereceksiniz!

Ben bu hayatı istemiyorum. O korkunç çirkin rezidanslarınızı istemediğim gibi...


Çok değil bir kaç on yıl sonra musluğunuzu tamir ettirecek tamir etse de iki gün sonra bozulmayacak biçimde tamir edebilen birini bulamayacaksınız. Kalite düşüyor her yer de her alan da her sektör de... Kalite düştükçe hiç bir işe yaramayan yeni formaliteler geliyor. O sınavın bilmem ne puan türünün bilmem ne alanında şu notu almak. Alırsınız bu sefer şu şu maddeleri sağlıyor olmak sağlarsınız sağlamazsınız. O gelir berisi gider... Mesela TBMM'de vekil danışmanlığı yapan iyi maaşlarla güle oynaya "çalışan" insanların "ingilizce" dahi bilmiyor oluşuna şaşırmazsınız artık. Çünkü bu ülke'de her yer de liyakat vardır!

Neyse Allah'tan bugün Beşiktaş maçı var.(orda da düzgün oynayan kaç tane yerli sporcu var??? Neyse çok anlamıyorum nasılsa futboldan da, hiç bir şeyden anlamadığım gibi.) Ayrıca tuhaf bir durum gözlemledim ben ne zaman maç izlesem maçı kaybediyoruz! Bugün en iyisi izlemiyim yoksa  yine"Fabriiiii Allahsız Fabri" diye  bağırırken Galatasaraylı yan komşumu kendime güldürürüm. Ne münasebet!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥