Pages

11 Nisan 2017

0 İnsanlık Durumu

Arendt'in kaleme aldığı kitaplardan birinin ismidir bu. Vita Activa diye başlayan bölümün sonlarına doğru aşktan da bahis açar kendisi(derin ve tutkulu bir aşka özne olan bu acayip zihinli kadının mektupları günümüze dek ulaşmış, ulaşmış da keşke saklı mı kalsalardı bu hususa biraz içleniyorum galiba)

Ve şöyle der: " Dostluktan farklı olarak aşk, kamusal alana çıkarıldığı anda öldürülmüş, daha doğrusu yok edilmiş demektir. Aşkı anlatmaya çalışma asla, aşk anlatılmaz ki.Fıtratında ki söze dökülemezliği nedeniyle aşk, dünyanın değiştirilmesi ya da kurtuluşu gibi siyasi amaçlarla kullanıldığında olsa olsa bir hata bir dalalet olup çıkacaktır."

Öğrenmeye çalıştıklarımı meraklarımı ve heyecanlarımı paylaşmayı seviyorum ama bazen bunu yaparak yanlış mı yapıyorum diye düşünmeye başladım son zamanlarda.  buna sebebiyet veren ise geçenler de yayınladığım Bay K.'yi ilgilendiren mektup...( Bir mahlas elbette bu!)

Şaşırtıcı ve üzücü bir biçimde yazdığım yazılar kendisine ait olmayanlar tarafından benimsenmek isteniyor. Israrla nezaketle ve defaatle kendilerine yazılmadığını belirtmeme rağmen, kime yazıldığı ile başlayıp "bana yazılmış olabilir." küstahlığıyla son bulan merakları gidermek ve karışıklıklara son noktayı koymak adına yukarı da da yaptığım alıntıyla bağlantılı olarak kamusal alanın içine dahil olmayan yalnız iki ruh arasına gizlenen bir sevdanın dışa vurumu olduğunu söylemeliyim o satırların. Bir sahibi muhakkak ki var, fakat bu yalnızca şahsımı ilgilendiriyor. Bunu sorgulayan zihinlere olan merhametli yaklaşımımın tek sebebi, değer bulma biricik olma büyülenme hissini çok iyi anlıyor oluşum.Öteki bir deyişle bunun da bir çeşit insanlık durumu olduğunu kendimden de pay biçerek kabulleniyor oluşum lakin,başka hiç bir gerekçesi olamaz. Ve son olarak aşkın bitmesini sabırla bekleyebilirsiniz. Ama sevdalar sonsuzlukla eş değerdir zamansız mekansız ansız evrensiz ve boyutsuzdurlar. Yazdıklarımı bir gün kendisi okursa-eminim ki beğenmeyecektir- şahsına yazıldığından asla şüpheye düşmeyecektir, zira yazıların içinde ki ufak nüansları bir tek "o" anlar:

"365 günün 4 günün de gördüm seni
Kalanları 4 e böldüm
Hep noksan çıktılar
Seni bana kattım
Sevdamı  zaafına
6 saat eksik kaldı
Bana 6 saat mutluluk borcu var!
Ruhum, sevdam, eksik ve tam yanım
Zaaflarım tuhaflıklarım gözümde ki cümlem
Bir değil beş karış hava da aklım
Gizim suskunluğum çaresizliğim merhametim
Yaratıcıya şükür sebebim
Yüreğimin zırhı ve verilmemiş busem!
Bana 6 saat mutluluk borcun var!"



Bu da Şarkı olsun:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥