Pages

5 Şubat 2017

0 "Verilmemiş Mektuplarım-2-"

"Odaya çevik adımlarla her girişinde sana aşık olup olmadığımı söyleyip söylemeyeceğimi-şayet söyleme eylemine girişecek olursam- nasıl ne şekilde cevap vermenin daha uygun olacağını düşündüğünü hissediyorum.

Ama korkun da hataya düşüyorsun-ki bilirim hata yapmaktan nefret edersin-

Seni her görüşümün ardından sana dokunmak için bir bedene yüzünü görmek için gözlere ruhunun fısıltılarını işitmek için kulaklara ihtiyacım olmadığını öğretiyorsun bana... Ruhunu sevmek için beni sevmene ihtiyacım olmadığı gibi... Olmadık zamanlar da aklına geldiğimi hissettirdiğin de beni hiç üzmediğini, sana her nasıl oluyorsa hiç kızamadığımı fark ettim. O kadar çok şey fark ediyorum ki bilsen,  mesela ellerim buz kesiyormuş sana dokunacak gibi olduğunda...

Bir de yalnızlık meselesi var... Ruhumun sana sarıldığı günden başlayarak şuana akan, varlığımın her sebebini sen de bulduğum, kendime yenilip sana yenilmemek için ayak dirediğim hiç bir anın ertesinde veyahut öncesinde hatta içinde, şu kısa sayılabilecek ömrüm de ilk defa olmak şartıyla yalnız hissetmiyorum...

Fakat hissettiğim yegane duygu kıskançlık oluveriyor istemeden ah evet utanarak bu kıskançlık beni ele geçiriyor... O akşam üstü kokusu dağ reyhanlarını anımsatan boynuna saplanan soğuk havayı ne çok kıskandım! Ellerinin değdiği kitaplar var bir de... Seni bilmeden sevmek mi daha gerçek olurdu, yoksa ezberlemek mi tüm adımlarını...

Senin için okuduğum masallar var gizli saklı kayıtlar... Ben de merak ediyorum dinleyecek misin bir gün?

Duyacak mısın ruhumun sevdasını?

İzin ver söyleyeyim, hiç bir ruh   sevemez böyle, sevmesin!Ölümsüz hissediyorum gözlerin de çocuklaşınca, aman kimse bilmesin..."


 Çok çok çok çok bi çok melodi taa İran'dan geliyor:




Ne güzel söylüyor Hayedeh " Suskunlukta gözlerimiz hikayeler ve fısıltılarla dolu, ben seni gözün mihrabının cazibesinde görmeyi seviyorum, ben seni tenden ve benden daha yüce seviyorum."




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥