Pages

1 Şubat 2017

0 Sevdiğim Kitap Söylesin


Selam Herkes!

Yoğun bir Pazartesinin ardından, okulda ki işlerimi halletmeyi bugün itibari ile başardım! Artık tez hocam belli- şu hep değindiğim birikimine insanlığına hayranlık duyduğum hocam- tez konum kesinleşmemiş olsa da sınırlar çizildi.Büyük rahatlama!

Bu haftanın gündemi benim için "saygı" eksenin de odaklandı. Geçtiğimiz günler de aile dostlarımızdan birinin evinde yemeğe davetli idik. Ev sahibesi eski mankenlerden eşi de emeritus bir akademik olunca akşamın çok keyifli geçeceğini düşünmüştüm.

Ama öyle olmadı.

Önce masa da neden iktisat değil de siyaset bilimi seçtiğime dair emekli hoca tarafından sorgulandım. Kendisi sınıf öğretmenliği yaparken büyük bir azim örneği göstererek doktora yapıp sınıf öğretmenliği alanında üniversitede Prof. ünvanını kazanmış bir büyüğüm. Üslubum herzaman ki ben-samimiyetsiz değil lakin mesafeli ve saygıda kusur etmemek için her türlü inceliğe odaklı- lakin karşımda ki üslup tümüyle küçümseyici bir hal aldı.

En son " siyaset bir bilim değil, iktisat dururken saçma sapan bir şeye yönelmek hiç mantıklı değil.Biraz para odaklı düşünmen gerekirdi." minvalinde uzayıp giden öğütlerden ne kadar rahatsız olduğumu tahmin edersiniz.

Saygı kavramı bir şahsa bir mevkiye veyahut yaşa odaklı olmamalı. Bakın evinize misafirliğe gelmiş yeniyetme bir akademi heveslisine "rezil birşey okuduğunu, ve bunun bilim değil zırva" olduğunu söylerseniz bu bir eleştiri olmaktan ziyade saygısızlık olur. Pek tabi nezaketimi bozmadan dinlemek ile yetindim.

Ardından ikinci eleştiri atağı ev sahibesinden geldi. Fazla nazik ve hassas olduğum için insanların beni kolayca ezebileceklerini fazla saygılı davranmamam gerektiğini öğütlemeye başladı.
Bu nokta da eşinin kırdığı potu düzeltmek amacı ile bunu söylemiş olabileceğine inanarak "haklısınız." dedim

Akşam eve dönüş yolunda sessizdim söylenenleri düşündüm. Şayet bahsettikleri kadar "saygı" odaklı biri olmasaydım bu sefer de ne kadar saygısız olduğumdan, uçarı tavırlarımdan dem vurulacaktı bilhassa zamane gençlerinin her türlü kavramı nasıl da içi boş bir çuvala dönüştürdüklerine kadar uzayacaktı konu!

Gülünce neden güldün, laubalisin
ciddi olsan, somurtkansın huysuz mesafeli samimiyetsiz...

hep söyleyecek eleştirecek ne çok şeyiniz var...

Peki umurumuzda olmalı mı?

Hayır! 

Eskiden bunu söyleyebileceğime inanmazdım.İnsanların ne düşündüklerini o kadar mühim bulurdum ki, kendi düşüncelerim zannederdim. Zamanla yalnızca kıymet verdiğim insanların fikirlerini önemsemem gerektiğini öğrendim.



Nasıl olmasını istiyorsanız öyle olsun.

Sanırım asıl mesele karanlık yanlarınızla, eksik ve rezil taraflarınızla barışabilmekte. 

.....


Mavi Tüy kitabını bilir misiniz? Sevdiklerimdendir.

Söyleyemediklerinizi sevdiğiniz kitap, film, müzik, resim söylesin!





Kitaptan ufak alıntılar sizin için eklendi. Belki merak edip okursunuz diye!

"Sınırlarını tartış, onların gerçekten senin olduğundan emin ol."

"Olası geleceklere başını çevirme onlardan öğrenecek bir şeyin olmadığından emin olmadan."

"Fikrini değiştirmekte ve farklı bir gelecek ya da farklı bir geçmiş seçmekte her zaman özgürsün."

"En iyi öğrettiğin şey en çok öğrenmen gereken şeydir."

"İlk günah Olan'ı sınırlamaktır. Yapma."

"Yaşamının her olayı ve bütün insanları sen onları oraya çektiğin için oradadırlar.Onlarla ne yapacağın sana kalmış bir şeydir."



Mutlu haftalar herkes!

Bu da şarkı:



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥