Pages

11 Ocak 2017

0 Açık Açık

Gecenin ilerleyen saatlerinde, arka planda word dosyasında yarım kalmış bir yazı, hemen peşinden Ebru Gündeş'in sesi...Baya damar bir geceyle karşı karşıyayız dostlar hazır olun.

Dostlar demişken... Can'larımdan biri-Nesiltoşum-daha şehrimi terk ediyor yarın sabah.Buraya yazılan satırların ilk tanıklarındandır okur yorumlar düzeltir, ardında ki duyguları bildiği için üzülür benimle...
Mesafeler sevdiklerinizi sizden koparacak kadar güçlü değil hatta benim için ayrılık anları kavuşmayı vaat eden tılsımlar taşıdıkları için mutluluk evreni genişleticilerindendir. Yani böyle kandırıyoruz işte biz de kendimizi...

İşin özü hiç birinizden ayrı kalmayı sevmiyorum.Koloni halinde aynı sokakTa yaşayıp bir cennet mahallesi bir 90'ların mahallenin muhtarları tadında yaşamak vardı usumda!üf ama!

Music playlistim Ebru Gündeş'de gezinmeye devam ediyorken benden de bir itiraf gelsin: arabesk müzik sevdiğim doğrudur! Şayet kafanızda cool havalı ciks kadın protatipi oluşturduysam eh gördünüz artık gerçek yüzümü öyle Leonard Cohen paylaşmakla olmuyormuş bu işler, benim ruhum  arabesk, eh antropolojik olarak da bu coğrafyanın kodlarına uygun sayılırım ne dersiniz?

Bu sıra aslında kendim için sınav olduğunu düşündüğüm değişim dönüşüm kendimi ve sınırlarımı tanıma evresindeyim. Aşk'ın her halini hissettirecek duygular hasebi ile sayısız yazdığım yazıların üçünü beşini kafam esince buralara eklerim. Eklerim de işin içinden çıkamam. Zamana bırakırım. Olduğu gibi kabulleniş haline geçtim evet inkar evresinden sıyrılalı çok oldu. Öyle bir histir ki bu tarifi için bildiğim sözcükler noksandır...

Playlist Yıldız Tilbe'ye akıyor, sıkıntılı bir hal almadan bu yazıyı sonlandırmak şart.

bir alıntı yapayım ve gideyim Charles Baudelaire'den geliyor pek tabii ki Paris Sıkıntısı'ndan:


"Kimi insanlar vardır, hep seyirci kalırlar, hiç bir eylemi gerçekleştiremezler, ama bazı bazı bilinmedik anlaşılmadık bir etki altında, kendilerine kendi kendilerinin bile yakıştıramayacakları bir çabuklukla, eyleme geçerler."

Dileğim odur ki yaşamda karşılaştığımız aşk ve tutku hissettiğimiz hiç bir şeye,kişiye,olguya,varlığa,fikre,duyguya,canlıya-her ne demek isterseniz- seyirci kalmayalım!


Benden Sizin için geliyor:


not:Şarkının Selami Şahin versiyonunu sevmiyorum.Siz de Ebru halini sevin.Benim için.
not2: tek başınıza korku filmi izlemeyin!"LA LA LAND"  var mesela onu da sevin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥