Pages

18 Eylül 2016

2 Kahveni Kap Gel





Kahveni de al gel diyorum hatta mümkünse bana da al gel.Vaziyetler bu ara böyle.Ha dersen ki plastik cup kötü hazır kahve ikilisi dert olmaz? e anlaştık o zaman=)
Madem geliyorsun müzik de lazım.












Pazar akşamı sonlanmadan, her ne için fon müzik olacaksa, etkisi Aerosmith'in klasikleşmiş Crazy'si kadar olmasa da o minvalde bir şarkının sesini açıyorum.Hatta uyumadan önce kalkıp zıpzıp bu şarkıyla zıplanılsın diyorum.
(Yalnız belirtmekte fayda var: şarkıyı ne kadar sevdiysem vokal de kesinlikle başka biri olmalıymış.Kim mesela?Bir düşünelim...Onu da sen bul!)


Biraz geç oldu ama: Hoş geldin sonbahar.





0 Pazar Okuması





Ben değil Freud söylüyor.










Kitap:Kitle Psikolojisi
Yazar:S. Freud



0 7X24 Miskinizm



Mutlu hafta sonları herkes!


Hafta sonu mutlu olmayanlara da şimdiden mutlu pazartesiler!


Hiç böyle bol ünlemli bir yazı girişi yaptığıma bakmayın.sevimli ilham alınası hikayeler biriktirmiş idim bu yaz.Şöyle tıngırmıngır anlatıp beyinleri ütüleyeyim diyordum ama planlananlar çoğu zaman yanlış hesap kurbanı oluyorlar...


Korkunçlu ürkütücülü  yorgunluk dolu pek stresli toptan kısaca zorlanmalarla geçen birkaç hafta diyelim. Enerji halkam tam olarak grileşti. Hiç bir şey okumadan dinlemeden izlemeden tartışmadan paylaşmadan hakkını vererek gülmeden geçen günler oldu diye de ekleyelim. Daha fazla ayrıntıya girmeyelim olumsuzlukları yırtıp atmak en iyisi oluyor sevdiğim bloğumda ebediyen ayan beyan kalsın her okunduğunda keyif kaçırsın istemiyorum.En azından şimdilik böyle bir düşüncedeyim.


Yukarıda da belirttiğim gibi çokça yeni keşiflere de mahal verilemedi.Bu arada mecburi şekilde bilgisayar değiştirdim ve hala alışamadım.Alışkanlıklarıma olan bağlılığımı yenmem gerektiğini gösteren bir nokta daha.Ama şuan bu yeni klavyeden nefret etmek ile meşgulüm.




O yüzden bir kaç yıl önce izleyip keyifli vakit geçirdiğim bir film önerisi bırakacağım; kült efsane olacak büyük bütçeli vs bir film değil.Tam bir Pazar filmi: "Begin Again".Sıcak, güzel müziklerle dolu, klasik ama gerçekçi yalın bir hikayesi olan bonus olarak da Keira Knightly, Mark Ruffalo ve Maroon 5'in hastası olduğum solisti Adam Levine'i barındıran çok sevdiğim müzikal tadında bir film.Öyle ki insan da müzisyen olma hevesini uyandırıyor.




Eğer filmi izlerseniz soundtrack albümün arayışa gireceğinize inanıyorum.Bu filmi izlediğim gün benim için önemli bir gün değildi. Hatta yeniden başlamayı değişimi hayatıma çeken bir film de değildi.Tüm bunları sağlayamamış olsa da-bu söz bir film izleyip hayatının değişmesini filan bekleyenlere taşlama oluyor evet bildiniz!- belki de daha pozitif gözle bakmama katkısı olmuştur.Ama en önemlisi hayatıma  özel bir insan kattığımı filmi izledikten sonra anlamama sebep olmuş bir kaç işaretten biridir benim için!















Bazı insanlara uzun münazaralar vermek zorunda değilsinizdir, hatta en makbulü kısa ve öz olmasıdır.Ayrıntıları karşınızdakinin anlayış süzgeciyle tamamladığınızı görmek hayretlere düşürebilir.Yine de en önemlisi az cümleyle kurulan çok anlamlı bir sohbettir,ki bu hiç bir şeye değişilmez...O insanları hayatınızdan kaçırmamak için güzel sebepler bulun, kendinize yenilmeyin.