Pages

15 Kasım 2016

0 Kapıma Dayanma Sakın!

Yakarım inan yakarım!

Her lafı her sözü ayrı keder!
Özrü kabahatinden de beter!

Sev ister mutlu ol istersen delir umrumda değil!

AH! Candan ne güzel söyler bu şarkıyı!Ne çok severim..
İlk gittiğiniz konser kimindi?
Benim ilk konserim 10 yaşında TED'in meşhur kuru fasulye gününe gelen Candan Erçetin'di. Üstelik yıl sonu gösterilerinde üst üste iki yıl taklidini yapmışlığım var!
Hadi ben bir şeyler karalarken sizde bu şarkıyı dinleyin, ve sizi tüm delirten dengesizlere gönderin!




Hayat bu sıra, yoğun, bol okumalı düşünmeli, yazmalı geçiyordu.Son bir kaç gündür biraz hastayım.Sevimli filmler izleyip çocuk bakıcılığı yapıyorum.Çocuklarla anlaşma konusunda oldukça iyiyim!

Şu sıra elimde Ulus Baker'in lecture'larının derlenerek kitaplaşmış hali olan Sanat ve Arzu var.Bu Effect theory denen olay baya baya ilginç.Bir bakının derim olmadı bir ara sözüm olsun ben ne algılamışım birkaç satır zırvalarım dilim döndüğünce tabi.

Ha bu arada kafam bir konuda çok karışık yeni bir dile sardırma noktasında uzun süredir düşünüp duruyorum.İtalya'ya olan özel ilgi ve merakım İtalyanca'ya başlamama sebep olmuştu ama malum siyaset felsefesi tutkusu bırakmayınca peşimi, Almanca ve Fransızca'nın egemenliğini görmezden gelemez oldum. üf ikisi de çok zor ama=( tam olarak bilemiyorum Altan kafası bu...

Proust külliyatından bir alıntı yapalım da şurada beklesin:

"...Onunla bağlantılı yerlerin, insanların, her şeyin bende acıdan çok büyü içeren bir merak uyandırdığı daha eski dönemlerde ki gibi seviyordum.Hatta onu tam olarak unutmak için, gittiği yoldan başlangıç noktasına geri dönen bir yolcu misali, baştaki kayıtsızlığa varmak için aşkımın doruk noktasına ulaşıncaya kadar yaşadığım bütün duygulardan ters yönde tekrar geçmem gerekeceğini gayet iyi hissediyordum..."

Sevgili Proust, gerçekten çok acayip bir kafasın.Ama böyle büyü filan deyince, romantik olayım derken benim kafam Weber'in büyü kavramına gitti...Ah Weber yaktın beni...

Dönemin başında Siyasi Düşünceler Tarihi ile ilgili bir ders almıştım.Dersin hocası oldukça ters ve huysuz olunca dersi bırakmıştım.Ama dersi asıl bırakma sebebim Weber'di.Sonra Din Sosyolojisi dersi aldım ve orada ne yaptım dersiniz?Gidip Weber seçtim.Nasıl kararsız bir insansam demek ki...Neyse tabi o günden beri deliler gibi Weber okumak zorunda kaldım tüm rasyonelliğiyle beynime nüfuz ediyor durduramıyoruz!

Not:Çok özlediğim insanı artık çok özlemiyorum.Çünkü fark ettim ki onu görmeme, uzun sohbetler içine girmeme gerek yok, o zaten her fikrimde benimle...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥