Pages

2 Kasım 2016

2 Akademiklerin Egoyla imtihanı

Son bir kaç yazıdır bu  kelimeyi çok kullanır oldum.Gözlemlerim bu alana çok yoğunlaştı yüksek özbenlik narsizm özseviciliğin sınırlarının zorlanması küçümseme aşağılık hissi vs vs.

Bugün hayli ilginç bir tartışma sonrası tüm sinsiliğim ile bu yazıya giriştim.Malumunuz sosyal bilimler ekolü, yüksek öğretim de yuvarlak masa toplantıları üzerinden ilerler. Kurtlar Vadisi havasında geçen dersler de birbirinin açığını bulup gözünü oymak esastır.Bakmayın böyle karikatürize ettiğime, zaman zaman bu durum hakiki bir hal alıyor.Zaman zamansa oldukça naif bir girizgah ve sonlanış ile ders terk ediliyor.
Şahsi tutumum her zaman izle, analiz et, özgün olmaya çalış özelinde ilerlediği için başkalarının değerli fikirlerine kin, öfke, kıskançlık vb duygular asla duymuyorum...Dolayısıyla birbirini yanlışlayarak orgazma ulaşan bünyelerden de değilim.

Her neyse bugün ki mevzu Frankfurt okulundan olan Adorno üzerine olunca sınıf tam manası ile coştu.Doktora öğrencilerinin bazıları- doğal olarak- yeni yetme master öğrencilerinden daha çok şey biliyor oluyorlar sebebi ise basit daha çok okumuş olmaları.Ama dediğim gibi bu her zaman olan bir durum da değil.Sınıftaki tartışma, bünyesinde açık bir iddia, nezaket ve kibir barındıran doktoracı bir arkadaşın uzun tiradı sebebi ile başlayamadı.Arkadaş durumu uzattıkça uzattı, "liseden beri Adorno okurum siz ilkkez okuduğunuz için anlayamazsınız"'a kadar konuyu getirdi.Ben bu sırada çok eğleniyorum çünkü hem şahsımca doğru şeyler söylediğini düşünüyorum hem de kibiri sayesinde agresifleştiğini fark ediyorum.Sınıftan başka bir ses bu arkadaşın, çok konuşması ve çok bilmesine de içerleyerek hem alaycı hem de sert bir dille eleştiri getirdi.
İşte ben de tam da bu sırada lafa girdim.-herzaman ki yanlış zamanlamamla-
Şimdi bu Adorno Amcanın dili negatif dialektik olarak anılıyor.Herkes ağız birliği etmişçesine Adorno'nun ne kadar pessimist olduğunu, yaşadığı dönemin şartları ve çektiği sıkıntılar düşünülecek olursa kötümser bakışında ki haklılığının doğruluğunu dile getiriyordu.
Nedense bende hiç de pesimist bir algı bırakmadı.ve bunu belirtmem büyük tregedyaya sebep oldu. Halbuki sebebim basitti: Tanrı'yı öldüren zihin Adorno'ca şimdide bireyi öldürüyordu.Yaratılan kitle toplumu ve faşizm kısır bir döngüye girecek, tıpkı 1920'ler de devrim konuşulurken, birden Nazilerin fikir istilasına uğrayan Almanya gibi, bu kez de ibre faşizm den saparak özgürlüğe çevrilecek ve bu gayette umut verici.
Üstelik bu denli faşizm ve kapitalizm karşıtı bir zihnin kalkıp da ABD'ye göç etmesi ayrı bir ironi olmuş.Frankfurt ekolünde ki her düşünür bu yolu izlememiş yani Abd'ye gitmeyenler de var.Dolayısıyla kimse bu adamcağızı pesimistti optimistti diyerek indirgemeci bakış açısıyla tek tipleştirmesin.

sözlerimin doğruluğu yanlışlığı benim için mesele hiç olmadı.Yanılmak hatta daha iyidir, derin doğruları görebilirsiniz böylece-ya da doğru varsayılanları-
Sözlerime bulduğum karşılık hocanın için için gülmesi, sınıftakilerin ise beni yanlışlamaya çalışarak "Asla katılmıyorum" nidaları oldu.

Ne demiş Turgut Uyar"Hiçbir şey umurumda değil diyorum, aşktan ve umuttan başka!"

Böyleyken daha çok eğlendiğimi söylemeden geçmeyeyim.Ha bir de neden bize öğretilen ekole bitişik durmamız isteniyor?Neden hep aynı bakış açısıyla yazılmış makalelerin bire bir kopyalanmış retoriği kullanılıyor?İşte ben bundan çok sıkıldım...Herkesin her şeyi çok bildiğini iddia etmesinden, kendilerine diktikleri entellektüel birikimli fikir adamı imajlarından daral geldi ööööh yani.

Not:Geçen hafta yazdığım yazı bir kızgınlık ile yazılmadı.Sahip olduğum ruhu çocuk, aklı büyük, yüreğiyle görebilen insanları daha da çok sahiplenmeme sebep oldu.Kendimi şanslı hissedebilirim o halde!
Not2: Çok özlediğim insanı daha  ne kadar özleyebilirim?
Not3:Bu hafta güzel haberler aldım. Zuhal avukatlık lisansını aldı.Adil hukukçulara her zamankinden de çok ihtiyacımız olan şu dönemde yolu çok açık olsun!

Hadi ben Weber okuyayım, anlayamasam da deniyorum en azından, siz de bu güzel şarkıyı benim için dinleyin!





2 yorum:

  1. Ben de pesimist damgası vurmamıştım, rağmen ufkum açıldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı düşünmemize tabi ki şaşırmadım!Dur bir mutlu olayım bir mühendisle aynı zırvalıklar da düşünüyorum diye=)İtalya'dan dönsen mi artık beybisi?

      Sil

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥