Pages

22 Ekim 2016

1 Yorgun musun?



Eğer şuan durup okumaya başladıysan, böyle hissediyor olman kuvvetle muhtemel.

Tamam sıkıntı yok, Hepimiz zaman zaman bu hisse yenik düşüyoruz.


Aslında söyleyecek beylik laflar sıralamıştım.Ama yine bilgisayarın açılmasını bekleyene kadar hepsi aklımdan uçtu.

Biraz Sadri Alışık, biraz hikayelerden konuşacaktım.



Ama unuttum.

Bu sık sık başıma geliyor.

Siliyor gibi beynim.Olsun, ben de hatırlayınca yeniden başlarım.

Orhan Pamuk'u sevmeye ne zaman başladım biliyor musun?
Bir röportajında Padişahların sultanların hikayesini değil sıradan insanların hikayelerinin anlatılmaya değer olduğunu söylüyordu.Ben de hep böyle hissetmiştim.Hikayeleri seviyorum.Herkesin bir hikayesi olduğunu biliyorum ve her birinin birbirinden değerli olduğunu.Nerede çakışıyor peki anlatılan hikayelerle yollarımız dahası neden seçiyoruz o hikayeyi kendimize?Yaşamak istediklerimizin özleminden mi, kırgınlıklarımız mı yoksa içinde bulunduğumuz durumu başkalarının hikayesinde keşfediyor oluşumuz mu?belki de safi bir meraktır... Hatta belki tümü ya da hiç birisidir...


Oturmuş bir Cumartesi akşamı Weber'in sosyolojisine kendimi vermeye çalışırken bir türlü başaramayınca son günler de dinlediğim müziklerden birini paylaşayım dedim.

                                        




Hepimizin içinde ki şeytan  bazen duymaya hazır olmadıklarımızı bazense zaaflarımızı fısıldar...Ama asıl sorun siyah ve beyazın net olmadığı anlarda başlar.Ruhunuz mu, kurallar mı?Kartlar yeniden diziliyor....ve aynada yeni bir siluet görünüyor neredeyse maskesiz...



1 yorum:

  1. Merhaba blogumu nereden keşfettiniz? :) :)

    yorumunuz için teşekkürler :))

    YanıtlaSil

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥