Pages

9 Ekim 2016

0 D&R'da Beş Saat


Mutlu hafta sonları herkes!

3 sanatçı, bir film, bir sokak dehası, bir kitap desem?
Hadi gelin hikaye başlıyor...

Taaaa yazın ortasında yazmaya karar verdiğim bir post bu.
Kışın bir film izlemiştim.Aylarca film önerisi olarak yazılmayı bekledi.Hikayesini,yönetmenin gözünü,zarif detaylar ağı ile örülü sanatsal bakış açısını en çok da hakiki bir hayat serüveni oluşunu beğendiğim film çok sevdiğim yönetmen Tim Burton'ın gözünden çıkma olan: BİG EYES
(Tim Burton'ın duygusal zekasını ve çocuksu yaratıcı maceraperest dilini seviyorum)

Filmi izledim.Nüve Selanik'e gitti.Ben ressamlara sardım.Daha iyi resim yaptığım günleri özledim.ve yeteneksizliğime içerledim.Bu sırada Nüve fotoğraflar göndermeye başladı.Kendimi orada hissettim derken bir gün gönderdiği resimler arasında Yunanlı bir sokak sanatçısının,duvarlara bıraktığı fırça darbelerini fark ettim.Ressamın adı  Simoni Fontana. Çok yetenekli.Yine de pek çok çalışması "Big Eyes" filminde kocası tarafından yaptığı resimlerin çalınmasını ve verdiği mücadeleyi izlediğimiz ünlü ressam Margerat Kean'in eserlerini anımsattı.

Bu ilk resim filmde anlatılan ünlü ressam Margerat Kean'in eserlerinden biri:



Bu filmin fragmanı:



Buda Yunanlı Sokak sanatçısı Simoni'nin çizimlerinden biri:



Bu arada bu yetenekli sokak sanatçısının  çalışmalarını görünce kendisini araştırmaya başladım ve naif bir sitesi olduğunu gördüm.Eğer güzel resimlerini keşfetmek ve kendisi ile iletişime geçmek isterseniz buyurun adresi tık tık

Bütün bunlardan sonra bu paylaşımı yapmama sebebiyet veren durum ise daha başka.Geçtiğimiz cuma günü,şehirde ki D&R'lardan birinde dev kitaplıkların arasında kuytu bir köşede yere oturmuş kitap okuyordum.Nefes almaya ihtiyaç duyduğum zamanlar da yaptığım bir ritüeldir bu.Aradan birkaç saat geçtikten sonra-muhtemelen orada çalışanların dikkatini çektim-yanıma elinde şahane çocuk kitapları olan bir genç geldi."Seveceğinizi düşündüm, bence bunlar size çok iyi gelir.Burada istediğiniz kadar kalabilirsiniz,hatta isterseniz size kahve de getiririm." dedi ve gitti.
Tabi bu durum beni hem çok mutlu etti hem de yakalanmış olmaktan dolayı başlarda birazcık huzursuz etti.Fakat genç bir iletişimcinin-ayaküstü tabi ki sohbet edip kimdir nedir öğrendim!Tanımadığım insanlarla konuşmaya bayılıyorum ki siz zaten bunu biliyorsunuz.- benim için seçtiği kitaplara öyle bir daldım ki, kitapçıdan çıktığımda hava çoktan kararmıştı.

İşte o gün öylece yerde oturup kitapların dehlizinde salınırken, birinin kapağı beni hemen kendine çekti ve ardından da hikayenin başlangıcı ile bütünleşiverdi.


Elif Yemenci'nin kendi  çizimlerini yine kendi oluşturduğu minik hikayesi ile okuyorsunuz.
(Resim kalitesi için üzgünüm!D&R geçen uzun saatler sonunda oldukça azalan bir şarj ile alelade çekmek zorunda kaldım.)

Kitaptan bir alıntı geliyor:
"Birden deniz kabuğunun fısıltısını duymuş Kalben, "Hatırla" demiş, "neydi seni en çok sevindiren?"Bir canlıyı gülümsetmek!İşte Dünya'nın en büyük mutluluğu bu!"

Kitapçıda geçen 5 koca saat, okuduğum çizgi romanlar, şarap rehberleri ve çocuk kitapları sonrası, kafamda bu mottonun kalın puntolarıyla ayrıldım. ve size bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Mutlu mutlu mutlu etmeli günler dilerim herkes!

Unutmadan bu da mutlu şarkı:









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥