Pages

6 Ağustos 2016

0 Makyaj Yapmak ya da Yapmamak


İşte bütün mesele bu! Sevgili W. Shakespeare 21.yüzyılda yaşasaydı meşhur "to be or not to be" sözünü bu şekilde evire bilirdi.


Son bir kaç aydır Dünya starlarında bir makyajsız selfi akımıdır gidiyor.Vay efendim içinde ki güzelliği keşfet demeler, yok sen özgürsün ihtiyacın yok bıdı bıdıları.






Peki bu hale nasıl geldik?



2000'lerle birlikte kozmetik sektörü tüm Dünya'da kar marjını büyütmeye başladı.Aynı şirketin içinde onlarca farklı isim de kozmetik markaları türemeye başladı.Örneğin Loreal bünyesinde hem drugstore(ucuz makyaj mazemelerine verilen genel bir ad)ürünler hem de A plus olarak anılan ambalajları daha şıkırtılı ve fiyatları bol sıfırlı ürünleri barındırıyor.Hepsi aynı firmanın markası olmasına rağmen Maybelline,Loreal Paris, Lancome ayrı cirolar elde etmeye başladı. sosyal medyanın yükselişe geçişiyle runway Showlarda mankenlere uygulanan ürünleri modellerin kişisel sayfalarından hayranlarıyla buluşturmasına ve reklamın çok daha etkili ve hızlı bir biçimde kitlesine nüfuz etmesine şahit olduk. Tüm bu "reklam orgazmı" makyaj ile uzaktan yakından ilgisi olmayan çehreleri bile ele geçirmeye başladı...Bunda pek tabiii pahalı markaların bire bir muadili olabilecek ürünlerin piyasaya sunulması ve kendine "Youtuber" ismini veren ve büyük bir çoğunluğunun makyaj yapmanın M'sini bilmeyen ya da herhangi bir eğitimi olmayan ünlümsülerin de etkisi büyük.


Bu arada makyajında kendi içinde trendleri olduğunu ve büyük moda devleri ve makyaj firmaları/artistleri ile birlikte sisteme pompalandığını unutmayalım.

 Makyajın ilk izleri en ilkel ve yalın hali ile MÖ Mısır'a dayanıyor. Zira dönemin hiyerogliflerini şöyle bir incelediğiniz de hem eril hem dişil tasvirler de yoğun biçimde uygulanmış sürmeleri görebiliriz. Nitekim arkeologların yaptığı çalışmalar kral mezarlarında kutuların içinde kozmetikler bulunduğunu ortaya koyuyor. Arabistan'da olduğu gibi o dönemde de sürülen sürmelerin hem göze şifa verdiğine inanılıyordu hem de toz ve pisliklerden gözleri muhafaza ettiği varsayılıyordu.


Darnley stage 3.jpgZaman bu ya, işgaller, savaşlar kültürel çarpışmalara da sebep olmuş Doğu'nun gizemli havasını Batı'ya da taşımış böylelikle 16 yüzyılda hangi sınıftan olduğu önemli olmaksızın makyaj kullanıma açılıvermiş.Yine burada tiyatro, opera, bale gibi sahne sanatlarının ve kraliyet ailelerinin yeri mühim.Bakire Kraliçe olarak da bilinen Tudor hanedanından gelen İngiltere'nin eski kraliçelerinden I.Elizabeth'in yüzünü pudra ile bembeyaz bir hale büründürme merakı çokça bilinen bir gerçek olma özelliğini halen daha koruyor.(Ah Elizabethciğim işte bunlar hep kocasızlıktan:(  )Çiçek özleri ile yapılan ruj ve allıklar doğal yağlar ile yapılan güzellik kremleri bitkilerden üretilen allıklar ilerleyen bilimsel yöntemler ve keşifler ile kimyasal birleşimlerin içinde kendilerini evrimleştirip çeşitlendirdi.








Yani olay göründüğü gibi çok daha derine indi. Kadınların makyaj yapma dürtüsü psikologlar tarafından bireysel ödüllendirme sistemini tetikleyen ve bu yolla şahsı mutluluğa iten bir araç görevi gördüğü şeklinde özetleniyor.


Peki ya fazlası?


21. yüzyılı betimlemek  için tek bir kelime hakkınız olsa bu ne olurdu?
ben Tükeniş derdim muhtemelen.(Tabi bu yazıyı 1 saat sonra yazsaydım başka bir şey de diyebilirdim ya 1 hafta sonra? Hiç sormayın!)
Tükete tükete tükeniş.
Evet tam olarak bu.


Çocukluk hatırasıdır herkesin zihninde, anne dolabında ki birkaç ruj ve bir göz kalemi...


Tıpkı çenemin çapı gibi, bu işin de ucu bucağı kaçtı.
Hayatımıza nereden nasıl ne sebep ile dahil olduğunu bir türlü anlayamadığım koca popolu müthiş çirkin itici ve bir o kadar da ruh hastası Kim Kardashian makyajı bugün makyajsızlık akımının ana faili bence!
merak edenler için Kim'in makyajı:




Görüldüğü gibi boyutlandırmaya dayalı adeta bir heykeltıraş adanmışlığı ile maskeleşen bir yüzle karşı karşıyayız. Dışarı çıkmaya hazırlanan bir kadından çok, birazdan Haka Dansı yapmaya başlayacakmış gibi görünüyor!





Yahu ortası yok mu bunun? diyenleri duyar gibiyim!
E var tabi olmaz mı?Bir tutam kırmızı rujdan bir nefeslik misk kokusundan bir fırça rimelden kimseye zarar gelmez:)


gelmediği gibi aynanın karşısında geçirilen vakitler de sizin olur.



Vallahi ötesi delilik hem de sizin suretinize hiç benzemeyen bir delilik hali...
Deliliğin bile sen değil, çok acayip...

Ama öteki yandan da erkeklerin saçma şebelek yorumlarına snirlenmemek mümkün değil.Mesela  egzeması olan çok hassas bir cildim var dolayısıyla cildime makyaj malzemesi kullanmıyorum/kullanamıyorum.Çok soğuk ve çok sıcak havalar da yakınınızda ki erkeklerden " ehe yüzünde kırmızı bir şeyler vardı onlar çoğalmış"ya da " ya erkeklerin ciltleri kadınlardan daha güzel biz makyajsız sizden güzeliz" gibi gerzek cümleler duyabiliyorum.Her ay sizin hormonal değerleriniz zıpzıp zıplamıyor. İnsanın asabını bozmayın özetle biz size yüzünüze karşı ah canım kolların kız kolu gibi çatın da çok dar bir halt olmaz seninkinden diyor muyuz?

Bu da ibretlik:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥