Pages

6 Ağustos 2016

0 Bir Kahve,Bir Söz, Bir Film



Woody Allen 1985 yılında, kendisinden sonraki pek çok filme ilham verecek “Kahire’nin Mor Gülü” filminde fantezi-ütopik unsurlardan bir dehliz açarken izleyiciye, 1930’lu yılların büyük buhranını, ABD’nin anti-komünist vurgusunu arka plan edinir.Hayatın ızdırap dolu yoksul patikalarından biraz olsun kurtulmak için kendini sinema salonlarına atan genç kadının izlediği filmin karakterlerinden biri, beyaz perdeden çıkıp gelir.Anti-realist ama romantik, iç içe geçen  filmin bitişi ile anlarız ki hayal ettiklerine ulaştığı halde hep daha fazlasını isteyen aç gözlü bünye, ızdıraplı çilekeş hayatına geri dönmek zorunda kalır.Hayal ile gerçekliğin iç içe geçtiği arzulanan Dünya’nın parçası olmanın hülyalarına dalıp uyanmakta zorlanılan bu tablo, 1986 yapımı bir Atıf Yılmaz filmi olan Ah Belinda filminin de müsebbibi olur.

1980'lerin politik arka planının zihinde tezahürü ile izlemek lazım bu filmi o zaman çok daha eğlenceli oluyor.Şimdi aklımda bir soru: şu son dönemin filmi çekilse ilhamı hangi filmden gelir ve ismi ne olur?
Yoksa biz çoktandır filmin içine sıkışıp kalmışlardan mıyız?Gerçeklik, hiç bukadar gerçeküstü olmamıştı gibi mi?




“Onlar sizin gibi değil.Siz güneşin doğduğu yerden geliyorsunuz, onlarsa güneşin battığı yerden.Siz hastaları iyileştiriyorsunuz, onlarsa sağlamları öldürüyorlar.Siz çıplak ve yalın ayak dolaşıyorsunuz.Sizin hiçbir şeye karşı açgözlülüğünüz yok.”


Eduardo Galeano



Ateş Anıları-I

 
Bu da Şarkı:
not: Çok özlemenin matematiğini yazalım mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥