Pages

26 Ağustos 2011

17 BAYRAM PLANLARI....?


Bol bol şeker tüketip yayılacak mısınız?


"Herkesler gitti, ben evde kalıp günlüğümle,hayallerimle baş başa kalayım" mı diyeceksiniz?



"Ne tatili,biz çalışacağız" mı diyeceksiniz?



"Vallahi yorgunum,ayaklarımı uzatacağım,kimse gelmesin" mi diyeceksiniz?



"Bikinimi buldum plaj havlum nerede anneeeee?" mi diyeceksiniz?


Ewet canlar planlar nedir?:)))

JELLY:)

18 Ağustos 2011

2 HOŞUMA GİTTİ



Eski model berjerler alınıp;modern kumaşlarla, döşemeleri yenilenebilir.....O sandığın eski ve kirli görünüşüne bayıldım...Annemin çeyiz sandığı neredeydi?:))))



Zarif,yapılabilir bir şey...Gerçi bakayım derken yuvarlanma tehlikesi de var:)


Eminim hepimizin evinde bu tarz çerçeveler vardır...Değerlendirilebilir....


Nedense hiç yabancı gelmedi...:)Şirin olmuş..Ama benim gibi; "yapma" denileni yapan biri varsa evde yandınız:)

JELLY:)

16 Ağustos 2011

2 HAFTANIN PARÇASI



Yandınız,güneşlendiniz...
Eve dönüş zamanı gelmesin dediniz..
Belki ;mutlu, aşk dolu bir kalp koydunuz valizinize,
Belki de;kırık,ufalanmış bir yaz aşkı gizlendi plaj çantanıza...
İyi haftalar canlar:)

14 Ağustos 2011

7 KADINLARIN EFENDİSİ TAKILAR...1:)

 Yunan mitolojisinde; aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit,  tanrıçaların en güzelidir...Bir çok kaynakta,güzelliğinden bahsedilir....Sanatçılar için bitmek bilmeyen bir ilham kaynağıdır...Afrodit güzel bir tanrıçadır...

Mitolojiden tutun,ilk uygarlıklara gidin,dönün günümüze gelin...Kadının hep güzel ve bakımlı olanı konuşulmuştur..Çirkinlikler göreceli olsa da,konuşulsa da, önemsenmemiştir...

Güzel kadın bakımlıdır,süslüdür... Endamlı dır...Salınır...Peki biz kadınların güzelliklerine katkıda bulunan takılar?Banyoda ki bir sepette,gizli bir kasada,baş ucumuzda ki çekmecede..."Ben takı sevmem" diyen bir kadının bile en az iki  küpesi,iki üç kolyesi,yüzüğü vardır...

Her şey sadece "güzel görünmek"için mi?Yoksa bu taktığımız takılarla bir şeyler mi anlatmak istiyoruz..."Tarz "dediğimiz ;ruh halimizin modaya karışıp,bedene yansıması değil mi?Ruh halimize göre de takılarımız değişmiyor mu?

Anadolu'da bu takı sanatı dört bin yıl öncesinde başlamış...En çok takılarıyla meşhur uygarlık ise;Urartular olmuş...M.Ö. 9-7y.y. arasında Doğu Anadolu bölgesinde hüküm sürmüşler...



Bu tarz bilezikler şimdilerde de moda değil mi?Bakırlar,metaller,gümüşler...Yapay-doğal taşlar....


Yılan figürü asla modasını kaybetmemiş anlaşılan....


Peki bu tarz küpeler hangimizde yok?




Bu takıları takan kadınların tarzlarını beğendim:)Acaba sadece süs amaçlı mı takıldılar?Bizlere ne anlatmak istediler?

Urart  Takı ve kuyumculuk;Anadolu Uygarlıklarından esinlenerek çok güzel işler çıkartmış. Bir bakın derim...İşte size bir kaç örnek:







Yo Yooo Bitmedi....Bekleyin canlar:)


JELLY:)

13 Ağustos 2011

7 TERKEDİLMEK

 kapı aralığından bir süre sessizce onu izledim.

sonra durmaktan sıkıldığım kapı eşiğinden çıkıp plastik sandalyeleri
gıcırdatarak dikkatni çekmeye çalıştım..
sırtımı dönüp oturdum.

arka balkona doğru kaçamak bir bakış fırlattım.
hayır.hala benim farkımda diildi!

bir hışım kalkıp gittim yukarı kata boya kalemlerimi almaya çıktım.rengarenk 24 'lü monami pastel boyalarımı ve resim defterimi aldım.merdivenlerden koşa koşa indim.

balkona çıktım küt die attım masanın üzerine ekipmanlarımı.dönüp baktı.ilk kez!balkon demirlerinden  bana bakıyordu işte!

gülümsedim.dudağını büktü.selaaaam dedim.ufladı.resim yapalım mı dedim.ses çıkarmadı tam içeri giricektim ki ah evet! koşa koşa geliyordu.merdivenlerin başında durup bana muzur bir gülümsemeyle baktı.trabzanlardan tutunarak basamakları yalpayarak çıktı.

yanıma oturdu.küçük ellerini ellerimin üzerine koydu.

ben üçgen çizemiyorum dedi.ben biliyorum  dedim omzunu silkti.elini tuttum birlikte üçgen çizdik.iki saat o balkonda öylece...hatta evler çiçekler bulutlar ve okula giden küçük kız çizdik.altına da kocaman DENİZ yazdık.küçük aşkımın adını....

giderken yanağıma minik bir öpücük yapıştırdı elimi sıkı sıkı tutup hoşçakal arkadaşım dedi.yaptığımız resme mutlulukla bakıp yarın görüşürz dedim

ertesi gün yaşıtlarıyla oynadı yine.bir ara içeri girdi.geri çıktığında arkadaşlarının hiç biri yoktu.bir köşeden onu izledim.ağlamaklı oldu, beni görünce içeri koştu.açık pencereden sesini duyabiliyordum.

anneanneeee beni bırakıp gitmişler hiç arkadaşım yok
denizcim dünki arkadaşın var ya hani resim çizmiştiniz
o benim arkadaşım diil!
aa neden?
arkadaşlar birbirleriyle oyun oynar!o benimle saklambaç oynamıyooooo sadece resim çizdik!

işte o an sükut-u hayale uğradım!sadece resim çizmişiz!.yahu 5 yaşındaki bir çocuk tarafından bile nasıl terkedilebiliyorum!halbuki ben gayet mesud idim!

ps: sevgili dostum Yusuf "neden yazıyoruz" sorusunu anlamlandırdı.çünkü anlatıcak hikayelerimiz varmış!

iyi haftasonları!

buda Nüve'nin favori şarkısı=) benden Deniz'e gelsin=)=)



10 Ağustos 2011

10 FARKINDALIK

şuan muhtemeln bu yazıyı okurken rahat evinizde eşinizle sohbet halindesinizdir...
yada: arkadaşlarla geçirilen eğlenceli bir iftar yemeğinin ardından eve yorgun dönmüşsünüzdür
hiç olmadı minik bebişinizin mis kokulu tertemiz yatağında uykuya dalışını kapı aralğından birkaç saniye gözetlemişsinizdir...

ertesi gün için ne yesek ne giysek ne yapsak telaşı içinde de olmanız ihtimal dahilinde...

yada ufak dünyevi problemlere ruhunuzu alabildiğine kaptırmışda olabilirsiniz...

güzel...

ohalde 1 dakika farkındalık yaşayıp "hep daha fazlasını isteyen,tüketen, doymayan, bencilleşen, altı değil hep üstü gören" o değerli kafalarımızı Somali'ye çevirelim....

çünkü onlar "HİÇ"likte...

yardımlarımız bir çocuğun karnını doyurmadan bir annenin göz yaşlarını dondurmadan bir babaya umut aşılamadan rahat mı uyuruz?

hiç sanmıyorum...


tüm cep telefonu operetörlerinden Sabah yazıp 2868'e 5 tl karşılığı sms atabileceğimiz gibi Türk kızılayının sitesindeki bilgilerden faydalanarak daha kapsamlı bağışlar yapabiliriz...
http://www.kizilay.org.tr/

yeryüzü doktorları ise hem tıbbi hem yiyecek yardımlarına desteklerimizi bekliyor.sadece 150 tl karşılığındaki "hayat paketi" ile 6 kişilik bir ailenin ihtiyaçlarını karşılayabiliriz...
http://www.yeryuzudoktorlari.org/




8 Ağustos 2011

8 HAFTANIN PARÇASI


 Aşk dolu,
Sağlıklı,
Huzurlu
ve 
Mutlu bir hafta olsun canlar:)

6 Ağustos 2011

15 GELİNLERE ÖNERİLER:2:)


Evlenmeden önce epilasyonu halledin...Lazere gidin.Olmadı ;düğünden iki üç gün önce bildik yöntemlerle halledin. Balayını hesaplayın:)


Bilgilerinizi güncelleyin...Doğum kontrol yöntemlerini,yenilikleri takip edin....


Gergin ve stresli zamanlarınızda spor yapın,papatya çayı için....


O gece çok yorulacaksınız...Eşinizle beraber vitaminlerinizi alın ve sağlıklı beslenin...Yoksa gecenin ortasında sızıp kalırsınız:))))


Her hediyeden mutlu olun...Beğenmediklerinizi sonradan değiştirirsiniz....Renk vermeyin:))))))


Bırakın o da sapıtsın...Sizin için olduğu kadar onun içinde özel bir gün...Nasılsa ayılınca çok utanacak:))))

Bitti mi?Hayır...İzlemede kalın canlar:)

4 UFAK DOKUNUŞLAR



Netten beğendiğiniz resimleri seçin...Eski çerçeveleri eskitme boyası ve vernikle canlandırın...Resimlerinizi çevçevelere yerleştirin...Mutfağınızda keyifli bir köşeniz olsun...



Annelerden, ananelerden kalan eski mobilyalarınızı değerlendirin....Döşemesini değiştirip,mobilyasına bakım yapın....Antreniz de nostaljik bir hava yaratsın.....



Yemek odanızda eskiyle yeniyi bir arada yaşatın...Eski rafları,tel dolapları atıldıkları yerlerden çıkartın...Romantik bir masanız olsun...



Düzen için raflardan ve sepetlerden yararlanın...Hem huzurlu hemde düzenli bir odanız olsun....


Gittiğiniz her sahilden ufak bir şeyler alın...Boş kavanozları doldursunlar,çekmecelerinizde gizlensinler...Köşedeki boş sehpada size gülümsesinler...O eğlenceli tatilin anısına:)

1 Ağustos 2011

20 RAMAZAN:RUHSAL DETOKS!

Uzun uzun düşündüm bu yazımın başlığı ne olmalı diye….hisettiklerimi en iyi betimleyen keliME detoks oldu…daha ufacık bir kız çocuğuyken(hala büyüdüğüm söylenemez=)) anneannemin sayesinde tanıştım bu ruhani olguyla…babamın beni gelip almasını. anneannemin tavandan yere inen dev pencereli evinin camında beklerken, bir ezan sesi duyardım…ardından anneannemin ağzına attığı zeytin ve küçük ellerimin hurma kaselerini gidişi.bir rutindi bu….hemen ardından içtiği bol naneli yoğurtlu çorba…beyaz tülbentini düzeltip kıbleye yönelmesi.sofrada tekrar onu beklemek….ellerini göğsünde bağlayışını secdeye eğilişini kıpırdayan dudaklarını merakla seyretmem…derken sofraya tekrar oturması ve pirinç pilavını yemeye başlayışımız…o anlarda babamın gelip beni almasını hiç istemediğimi hatırlıyorum…onunla kaldığım gecelerde götürdüğü küçük ama şuan bile gözlerimin dolmasına sebebiyet veren  ışıl ışıl mahalle camisi…dizinin dibine oturup hiç bilmediğim kelimeleri birbiri ardına bana öğreten, maneviyatımın güçlülüğünü bana aşılayan canım anneannem….onsuz geçirdiğimiz 3. Ramazan…yine aydınlanma, dinlenme, durup muhakeme yapma kısaca; beynime, ruhuma, kimliğime reset atma zamanı…hepinize küçük
bir kız çocuğunun yüreğiyle hayırlı bir ramazan diliyorum…ve şimdi duyduğum her ezan sesinde anneanneme binlerce kez şükranlarımı sunuyorum….


4 HAFTANIN PARÇASI


Of of sıcaklarla başımız dertte....
Çarşambadan itibaren sıcaklıklar azalacakmış...
Kapı pencere açık yatılsa da terleyen gençliğe,
Bizim gibi hala tatile çıkamamışlara gelsin...
Mutlu haftalar canlar:)