Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nitelikli

Her Yüzyılda

20. yüzyılın başı.  İstanbul'da, Pera'dayız. Modern hayatta giyemediğim her şeyi giyebiliyorum-zira kadınlar o dönem çok şık asil ve nazende- kafamdaki zarif şapkamı bele oturan, diz altı, bordo kadife bir elbise bütünlüyor . Hemen iki köprücük kemiğimin arasında sonlanan inci bir kolye "burası benim" diyor. Muhakkak bordo bir dudak boyası dudağıma izini bırakmş. Mis gibi bir pastanede Alexandre Vallaury bize eşlik ediyor. Pera Palace'ın büyüleyiciliğinden, yarattığı mekanlara ne denli hayran olduğumuzdan bahsediyorsun sen. Bilhassa ben belirtince hayranlığımı, sen biraz huzursuzlanıyorsun. Vallaury çapkın bir adam, malum kültürümüzden  uzak. Bir iltifat bir nezaket bir tatlı dil! Sen çevik adamsın tabii bir yolunu bulup kaldırıyorsun beni masadan, sonra kendimizi buluveriyoruz arnavut kaldırımlı sokaklarda... Sen hızlı hızlı yürürken, ben kıkırdıyorum peşin sıra yetişmeye çabalarken . Sen sinirlendikçe sinirlendin üstelikte bana! Halbuki benim ne suçum varmış, …

En Son Yayınlar

Mutlu Mutlu Yürümek

Erkek Dediğin...

Akupunktur Maceram

Lüzumsuz Sıfatlar

Ben Gitmeden

Korkular

Akıl Almaz İşler

Tamam'ım

Kitapçı'da

Korkuçlu Benzetmeler